Yazılar

MSC ORCHESTRA İle Marsilya’dan Cenova’ya.

Aylar öncesinden MSC ORCHESTRA gemisi ile Marsilya-Genova yolculuğumuz için biletlerimizi almıştık. Zaman çok hızlı aktı ve bir Eylül günü seyahat tarihimiz gelmişti.

Gemi konaklama belgelerimizi, uçak biletlerimizi ve gemi sonrası Nice’te yapacağımız otel konaklamamızın belgesini seyahat dosyamıza koyup, valizlerimizi de kapattıktan sonra yola çıkmak için hazır hale gelmiştik. İlk durağımız İstanbul-Marsilya uçuşumuzu gerçekleştirmek için İstanbul Atatürk Havalimanı oldu. İstanbul-Marsilya uçuşumuzu THY ile gerçekleştirdik ve uçuş 3 saat 30 dakika sürdü.

MARSİLYA HAVALİMANI İLE VIEUX PORT ARASI ULAŞIM NASIL?

Marsilya’ya yani Aeroport Marseille Provence’den MSC ORCHESTRA ‘ya katılacağımız liman olan Vieux Port’a taksi ile ulaştık zaten başka bir ulaşım imkânı da mümkün değil. Havalimanı ile liman arası 15 dakika kadar sürüyor ve taksi ücreti 45 Euro. Taksiye bindiğinizde hangi gemiye katılacağınızı şoföre söylemeniz durumunda sizi o geminin önüne kadar götürüyor.

Anlatmış olduğum bu ulaşım detayı kafalarınızı karıştırmasın. Eğer Marsilya şehir merkezi ya da Provence’e gitmek isterseniz, hemen terminal çıkışında toplu taşıma imkânları ( Metro, otobüs vb.) mevcut; lakin Vieux Port’a herhangi bir toplu taşıma imkanı yok. Ya transfer alacaksınız ya da taksi.

GEMİYE GİRİŞ İŞLEMLERİ NE ŞEKİLDE OLUYOR?

Limana varışta öncelikle valizlerinizi bırakıp 1.kontrol noktasına geçiyorsunuz. Akabinde 1.kontrol noktasından yukarıya Pasaport kontrolü ve evraklarınızın kaşelenmesi için çıkıyorsunuz. Bu aşamaları geçtikten sonra artık gemiye binmenize engel hiçbir prosedür kalmamış oluyor. Gemi içinde görevli personel sizi karşılıyor ve fotoğrafınızı çekip, check-in işlemlerinizi tamamlıyor. Odalara giriş saati 14.00, oda pass kartınızı alıp odanıza geçtiğinizde 1.kontrol noktasında teslim etmiş olduğunuz valizlerinizin odanızın kapısına kadar getirilmiş olduğunu görüyorsunuz. Odaya girdiğinizde ise yatağınızın üstünde, liman giriş çıkışlarında kullanacak olduğunuz gemi tanıtım kartlarınız hazır olarak buluyorsunuz.

GEMİDE EKSTRA HARCAMALAR NASIL OLUYOR?

Gemide hiçbir şekilde para ile ödeme yapmanız mümkün değil. Ekstra harcamalarınızı yapabilmeniz adına sizlere kart veriliyor. Bu harcamalar için ailelerden 250 Euro, münferitlerden 150 Euro depozito, nakit ya da kredi kartı vasıtası ile alınıyor, kartınızda para bittikçe tekrar yükleme yapıyorsunuz. Hiç ekstra yapmayacağınızı düşünüyorsanız, kart almayabilirsiniz. Yolculuk sonrasında artan paranız varsa çıkış işlemlerinizi müteakip muhasebeden kalan paranızı alıyorsunuz; fakat burada şöyle bir durum var: Eğer depozitonuzu kredi kartı vasıtası ile ödemişseniz ve kartınızda para kalmış ise iadesi kredi kartınıza ancak 15 gün içerisinde yapılabiliyor. Gemide 10 Euro günlük bahşiş bedeli var, kartınıza hiç para yükletmezseniz sizden bu bedeli almıyorlar; yani bir nevi hiçbir ekstra servis almadığınız için bahşiş ödemenizi gerektirecek bir durumda olmadığı mantığı ile hareket ediyorlar. Seyahate çıkan iki arkadaş tek bir kart kullanır ise 10 günlük bir seyahatte 100 Euro bahşiş bedeli ödemekten kurtulabilirler, bu da kişi başı 50 Euro’nun cepte kalması anlamına gelir.

GEMİDE KAÇ ÇEŞİT KABİN VAR VE ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

MSC ORCHESTRA’ da toplam 1.275 kabin var ve yolcu kapasitesi 3.223 kişi.

Gemide: İç Kabin, Dış Kabin, Balkonlu Kabin ve Suit Kabin olmak üzere 4 ana kabin tipi mevcut.

İç Kabin:  13-20 m² arası 275 adet olup geminin iç kısmında bulunurlar. Bu tip kabinlerin penceresi bulunmamaktadır.

Dış Kabin: 16-17 m² arası 173 adet olup geminin dış tarafında bulunur ama balkonları olmayıp lomboz adı verilen açılmayan camları bulunmaktadır.

Balkonlu Kabin: 17-39 m² arası 809 adet olup geminin dış tarafında bulunur ayrıca önlerinde oturulabilecek büyüklükte balkonları bulunmaktadır.

Suit Kabin: 31 m² olup 18 adet bulunmaktadır.

Ayrıca bu kabin grupları da kendi içlerinde farklı alternatifleri olan kabinlere ayrılmaktadır.

MSC ORCHESTRA’DA YEME, İÇME VE RESTORANLAR.

Gemi seyahatinizi Tam Pansiyon olarak satın alıyorsunuz, yani; sabah, öğlen ve akşam yemekleri şeklinde. C/ in günü öğlen yemeği ile başlıyor, C/ out günü ise sabah kahvaltısı ile bitiriyorsunuz. Gemide 2 adet A la carte restoran ve geminin en üst katında da yaklaşık 20 saat kadar hizmet veren bir açık büfe restoran mevcut. Bu açık büfe restoranda: Pizza, makarna, çorba, meyve, pasta, sandviçler, kurabiyeler, et çeşitleri, ızgaralar vs… aklınıza gelebilecek her türlü yiyecek, içecek mevcut. A la carte restoranda yemeğe katılmak için mutlaka ceket, kumaş pantolon giyinmek mecburi; yani bir suit code durumu söz konusu. Eğer çok kasamam diyorsanız, sadece en üst kattaki açık büfe restoranda da gayet rahatlıkla tüm yeme, içme ihtiyaçlarınız karşılayabilirsiniz, açık büfe restoranda böyle bir kılık, kıyafet  mecburiyeti yok. Kapalı su geminin her yerinde ücretli, sadece A la carte restoran ve 15.kattaki açık büfe restoranda makinelerden içeceğiniz su ücretsiz; ama bu su da büyük ihtimalle arıtma. Açık büfe kısmında ise çay, kahve ve konsantre meyve suları ücretsiz.

A la carte restoranda yemek iki ayrı saatte veriliyor. Gemi kartlarınızın üzerinde sizin yemeğe gireceğiniz saat yazılı oluyor ve akşam yemeğinin ilk grubu 19.30’da restorana giriş yapabiliyor.

SİGARA OLAYI.

Sadece açık büfenin olduğu 15.katta sigara içenlere ayrılmış bir alan var, diğer alanlarda sigara içmek yasak.

MSC ORCHESTRA’DA BAŞKA NE İMKANLAR MEVCUT?

Havuz, sauna, fitness, animasyon gösterileri, casino gibi imkânlar mevcuttur.

GEMİDE İNTERNET ERİŞİMİ NASIL?

Gemi denizde seyir halindeyken, cep telefonu ve internet kesinlikle çekmiyor. Karaya yakın kısımlarda zor da olsa bağlantı yakalanabiliyor. Yani seyir halindeyken internet ve cep telefonunu unutun. Gemi de satın alabileceğiniz çeşitli internet paketleri var; ama bu paketler de bir farklılık sağlamıyor.

SEYAHAT ROTAMIZ NASILDI?

1.Gece: Marsilya’dan Palma de Mallorca’ya seyir halinde geçti.

1.Sabah: Akşam saat 19.00’da Marsilya’dan hareket eden gemimiz, sabah saat 10.00’da Mallorca’ya vardı ve akşam saat 20.00’a dek burada demirli kaldı, en geç saat 19.30’da gemide olmamız gerekiyordu. Şehir merkezi limana oldukça yakın. Liman çıkışında bisiklet kiralama imkânı var, günlük kiralama bedeli 10 Euro. Liman ile şehir arası bisiklet ile 15 dakika kadar sürüyor ve Mallorca’yı bisiklet ile rahatlıkla gezebilirsiniz. Bisiklet ile şehri gezmek hem ekonomik hem de güvenli, bisiklet kullanıcılarının hep geçiş önceliği var.Gemi içinde de paket turlar satılıyor fakat bu turlar oldukça pahalı. Zaten gemiye bindiğiniz andan itibaren gemi personeli mütemadiyen size:  Yemek, alışveriş, tur paketleri satmaya çalışıyor. Mallorca şehir merkezine ulaştığınızda bisiklet park noktalarına bisikletinizi kilitleyerek bırakabilirseniz. Görülecek yerler: Büyük Katedral ve çevresinde konumlu Old Town.  Mallorca’nın sokaklarında güven içinde dolaşabilir ve şehri keşfedebilirsiniz. Merkeze bisikletle 10 dakika uzaklıkta denize girme imkânı mevcut, ince kum ve gayet güzel. Gemi içinde otobüs kuponları satılıyor, bu kuponları kullanarak şehir merkezine gitmek isterseniz kişi başı bedeli 13 Euro. Her akşam odanıza gelecek günün tur programları ve ücretleri ile alakalı broşürler bırakılıyor. Fiyatları oldukça pahalı ama İlginizi çekiyor ise bu turlara da katılabilirsiniz.

2.Gece: Palma De Mallorca’dan Barselona’ya seyir…..

2.Sabah:  Akşam 20.00’da Palma De Mallorca’dan demir alan gemimiz sabahın erken saatlerinde 07.00 gibi Barselona Limanına ulaşıyor. Barcelona’da kalış süresi oldukça kısıtlı, saat 12.30’da gemide olmamız gerekiyor; çünkü saat 13.00’da Barcelona’dan demir alacağız. Barcelona’da da liman ile şehir merkezi arası çok yakın. Zaman kısıtlı olduğundan dolayı Barcelona’da gemide satılan turlardan satın alınabilir, fiyat 30 Euro civarı. Ayrıca gemide 9 Euro karşılığında şehir merkezine gidiş / dönüş transferi satılıyor. Bunun haricinde, tam liman çıkışında otobüs durağı da mevcut,  4 Euro gidiş/ dönüş bedeli ile şehrin tam merkezine – La Rambla’nın Piazza Catalunya tarafı –  gidip dönebilirsiniz.

3.Gece: Saat 13.00’da Barcelona’dan demir aldıktan sonra tüm öğleden sonra ve gece Genova’ya seyir.

3.Sabah: Sabah saat 09.00’da Genova Limanı’na varıyoruz. Sabah kahvaltısı ardından gemiden ayrılıyoruz.

Not: Valizler bir gece öncesinde hazırlanarak kapı önlerine bırakılıyor. Her kat için farklı renklerde valiz etiketleri dağıtılıyor, adres bilgilerinizi doldurarak valize yapıştırıyorsunuz. Valizlerinizi, c/out yaptıktan sonra, yolcu geliş salonunda valizinize bağlamış olduğunuz etiket rengine ait kısımda hazır buluyorsunuz.

MSC ORCHESTRA’DAN SONRA GENOVA’DAN NİCE’E.

Gemiden c/out yaptıktan sonra Genova- Nice tren yolculuğumuzu yapmak için Genova Piazza Principe tren istasyonuna doğru yola koyuluyoruz. Liman ile istasyon arası yürüyerek 10 dakika sürüyor, eğer navigasyondan bakarsanız bu süre daha uzun gösteriliyor, bu sizi yanıltmasın.

GENOVA – NICE TREN YOLCULUĞU.

Genova’dan 13.05’te hareket ediyoruz. Tren biletlerini seyahatten yaklaşık 2 ay kadar önce Tren Itallia’nın web sayfasından satın almış ve 2. Sınıf biletler için kişi başı 28 Euro ödemiştik. Bizim biletlerimiz aktarmasız yolculuk içindi,

İtalya, Fransa sınırı olan Ventimiglia’da aktarma yapan trenler de mevcut; bu nedenle bilet satın alırken bu hususa dikkat etmekte fayda var. İnternetten alınan biletlerde mutlaka koltuk numarası olduğu için Validate etme derdi yok. Yolculuk aktarma olmadığı takdirde, yaklaşık 3 saat sürüyor.

NICE’DE KONAKLAMA.

Nice tren garının hemen yakınında yürüme mesafesinde bulunan Nice İbis otelinde konakladık. Kısa süreli seyahatler için yeterli donanıma sahip. Grubun özelliği olarak, odalar çok küçük ve basit döşenmiş. Lokasyon olarak tren garının hemen yakınında;  hem de yürüyerek şehir merkezine, sahile 10 dakika mesafede.

NICE’DEN CANNES VE LES ANTIBES.

Nice’den trenle Antibes 25 dakika sürüyor ve fiyat tek yön 4 Euro civarı.Nice ile Cannes arası trenle 30 dakika ve fiyat 7 Euro. İki kişi olmanız halinde % 50 indirimli bilet alabilirsiniz.Hem Antibes hem de Cannes’da tren istasyonları sahile oldukça yakın ve tren garından çıkıp buraları kolaylıkla yürüyerek gezebilirsiniz.

NICE’DEN MONTE CARLO.

Nice Monaco arası tren ile 20 dakika kadar sürüyor. Yol boyunca şahane bir sahil şeridi ve manzarası var. Bilet fiyatı 4 Euro civarında, değişkenlik gösterebiliyor. Monaco istikametine giden trenler Ventimiglia’dan İtalya’ya geçtiği için mutlaka bilet kontrolü yapılıyor. Monte Carlo’da tren istasyonundan çıkar çıkmaz sizi panoramik şehir manzarası karşılıyor. Şehri kolaylıkla yürüyerek gezebilirsiniz.

NICE – İSTANBUL UÇUŞU.

Nice’de tren garı önünde bulunan otobüs durağından 99 nolu otobüs ile Nice Cote D’Azur Havalimanına ulaşabilirsiniz. Otobüs her yarım saatte bir kalkıyor, ücreti kişi başı 6 Euro, yolculuk yaklaşık 25-30 dakika kadar sürüyor. Eğer THY ile seyahat edecekseniz Terminal 1’de inmelisiniz.

Korsika: Heyecan Verici Bir Coğrafya…

Bağlı olduğu Fransa ile sorunları bitmek bilmeyen Korsika; Sicilya, Kıbrıs ve Sardinya’dan sonra Akdeniz’in en büyük 4.adası konumundadır. Korsikalıların çok büyük kısmı Fransız kimliği ile dertli olup, öncelikle Korsikalı olduklarını ve Fransız olmadıklarını her fırsatta dile getirseler dahi Fransa ile Korsika arasındaki sorun ne uzamakta ne de kısalmaktadır. Napolyon Bonapart’ın da memleketi olan Korsika, Fransa ile olan sıkıntılı ilişkileri ve insanı kıskandıracak doğası ile hep gündemde olmuş ve gündemde olmaya da devam edecektir.

Fransa anakarasının güneydoğu kısmında konumlanmış olan Korsika, Akdeniz’in en gizemli ve cazibe dolu coğrafyalarından biri olup aynı zamanda İtalya’nın Sardinya adası ile dip dibe bir konumdadır,  Sardinya ile Korsika’yı birbirinden Bonifacio boğazı ayırır.  Bence; bayraklarındaki semboller bile hemen hemen aynı olan Korsika ile Sardinya tek bir bağımsız ülke olmalıymış ama birinin ucundan İtalya, diğerinin ucundan da Fransa çekmiş ve kendilerine bağlamış. Zaten; bu iki ada İtalya ve Fransa yönetimine girmeden önce Sardinya bayrağı her iki adayı da temsil eden tek bayrakmış, bu da ada halklarının geçmişteki birlikteliğini göz önüne seren en önemli ispatlardan biridir. Korsika halkının hatırı sayılır bir kısmının ataları Sardinya’dan Korsika’ya göçmüştür, bu nedenledir ki;  Korsika’da İtalyanca benzeri bir yerel dil de kullanılmaktadır.

Akdeniz’in en gözde turistlik adalarından biri olan Korsika yaklaşık 9000 kilometrekare bir alana sahiptir ve bir Avrupa birliği toprağıdır. Ada’nın en büyük kenti Ajaccio olup aynı zamanda da yönetim merkezidir. Bastia, Bonifacio, Calvi, Porto Vecchio’da adanın diğer önemli yerleşim yerleridir.

KORSİKA’YA NASIL GİDİLİR?

Korsika bir Fransız ve Avrupa birliği toprağıdır bu nedenle Korsika’ya seyahat edebilmeniz için  geçerli bir Schengen vizeniz olması gerekmektedir. Türkiye’den Korsika’ya direkt bir uçuş yok bu nedenle izlenecek en mantıklı yol Fransa ya da İtalya’ya uçmak ve oradan feribot vasıtası ile adaya ulaşmak. Bir farklı alternatif ise Avrupa’dan Korsika’ya uçuş bulabileceğiniz bir şehirden aktarma almak.

Feribot Alternatifleri Nelerdir?

Fransız anakarasından; Marsilya, Nice, Toulon başta olmak üzere birçok limandan Korsika’nın Bastia, Ajaccio ve Porto Vecchio limanlarına feribot seferleri var. Fransa’dan feribot ile Korsika’ya seyahat edildiğinde en uzak liman adanın güneybatısında bulunan Porto Vecchio, en yakını ise Bastia’dır.

İtalya’dan da Korsika’ya ulaşmak için feribot alternatifleri mevcut, ilk akla gelen limanlar ise Genova ve Liverno.

Feribotlar hakkında detaylı bilgi için buradan faydalanabilirsiniz.

Uçuş Alternatifleri Neleridir?

Yazımızın üst kısmında da belirtmiş olduğumuz üzere Korsika uçuş alternatifleri ( En azından bizim ülkemizden ) az olan bir destinasyon. Fakat adaya pek tabii ki de aktarmalı uçuşlar ile ulaşmak mümkün. Adada;  Calvi , Bastia, Figari ve Ajaccio’da  bulunmakta olan dört havaalanı mevcut. Bu Havaalanlarından en popüler olanları Bastia’ya yaklaşık 17 Km mesafedeki Poretta Airport ve Ajaccio’ya 5 KM mesafede bulunan Napoleon Bonaparte Airport. Her iki havalimanından da şehir merkezlerine puplic transport mevcut ama Koriska’da puplic transport çok iyi bir işlemediği için rent a car olayını tercih etmeniz hem havaalanından şehirlere ulaşmak,  hem de adayı gezeceğiniz günlerde gidilecek noktalara sorunsuzca ulaşabilmeniz adına faydanıza olacaktır.

KORSİKA’NIN BAŞLICA ŞEHİRLERİ HAKKINDA KISA KISA.

Ajaccio:

Ajaccio adanın batı kıyısında konumlu olup Fransa’dan gelen ziyaretçilere en fazla hitap eden şehridir. Fransız olmayı şiddetle reddeden Korsika’daki diğer şehirlere nazaran daha bir Fransızdır. Şehir olarak söz etmem sizleri yanıltmasın, Ajaccio; nihayetinde bir sahil kasabasıdır. Ajaccio’nun ilk aklımıza gelen cazibe noktaları; Napolyon evi,  Musee Fesch, Turistik liman, Notre Dame Katedrali’dir. (Zaten yazımın ’’Korsika’da nereleri ziyaret edebilirsiniz?’’ kısmında bu cazibe noktalarından kısa kısa söz edeceğim.)

Bastia:

Bastia, Ajaccio’dan sonra Korsika’daki en büyük şehirdir. Adanın genelinde olduğu gibi Bastia’da da muhteşem bir doğa vardır. Bastia şehri adını bir Ceneviz kalesinden almış olup dar ve barok mimari özelliklerimi taşıyan sokakları bizlere biraz Malta, biraz da Sicilya’yı anımsatmaktadır. Kale, Minyatür müzesi, Bastia ulusal müzesi, Bastia Katedrali, Saint Jean Baptiste kilisesi; ilk aklımıza gelen cazibe noktalarıdır.

Corte:

Korsika’da deniz kenarında bulunmayan tek şehir ve adanın eski yönetim merkezi. Deniz tatilinden ziyade doğa ve dağ sporları ile ilişkili tatiller için uygundur. Gezilecek yerler arasında ilk akla gelenler; kale ve arkeoloji müzesidir.

Porto Vecchio:

Korsika’nın Saint Tropez’i desek yanlış tanımlamış olmayız sanırım. Adanın geneline nazaran daha lüks tesisler ve plajların bulunduğu Porto Vecchio; zengin turistler için vazgeçilmez bir şehir ya da kasabadır.

Calvi:

Limanı ve kalesi ile oldukça çekici bir kent. Adanın kuzey kısmında bulunmaktadır.

Bonifacio:

Adanın güneyinde dik kayalıklar üzerinde kurulmuş bir kent Bonificio. Diğer Korsika şehirleri gibi Bonificio da; engin mavilikler, dik yamaçlar ve dinmek bilmeyen rüzgârı ile tam bir Akdenizli ve Korsikalı. Korsika’nın Sardegna’ya hemen hemen en yakın noktası. Eğer Bonificio’ya gelmişseniz Bastion De L’etendart’ı mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.

KORSİKA’DA NERELERİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ?

Bonifacio Citadel / Bonifacio:  Bonifacio Kalesi’ni sadece ziyaret etmeyecek, tarihin dar sokaklarında kaybolacaksınız. Korsika’da kaleleri ve eski şehirleri ziyareti sadece ’’ziyaret etmek’’ fiiline indirgersek; adanın coğrafyası ve tarihine haksızlık etmiş oluruz.

La Cittadella / Bastia: Heybetli duvarları arasında hala 15.YY’ı hissedeceğiniz görkemli tarihi yapı. Kalenin dar sokakları arasında gezerken kendinizi bir ortaçağ film setinde hissedeceksiniz. Kale, tüm Korsika kale şehirleri gibi muhteşem bir manzaraya sahip.

Calvi Citadel / Calvi: 5.YY’dan itibaren Korsika sahillerine yapılan saldırılar birçok kez Kristof Kolomb’un kenti Calvi’yi yerle bir etmiştir. Bu kale Calvi’nin Cenevizlilerin yönetiminde olduğu 13.YY’da inşa edilmiştir. Ayrıca bu kalenin sınırları içinde St.Jean Baptiste katedralini de ziyaret edebilirsiniz.

Bastion De L’etendard / Bonifacio:  Bonifacio şehrinin en ihtişamlı ve referans yapısı. Bonifacio Limanı’na bakan bu muhteşem tarihi yapı 19.YY’da Cenevizliler tarafından inşa ettirilmiştir.

Maison Bonaparte / Ajaccio:  Fransız imparatoru Napolyon’un doğmuş olduğu ev. 1967 yılında ulusal müzeye çevrilmiştir.

Musée De La Miniature / Bastia: La Cittadella’nın içinde bulunan ve Korsika tarihini canlandıran minyatür müzesi.

Musée De Bastia / Bastia: Korsika’nın en önemli müzelerinden biri.5 Euro karşılığında ziyaret edebilirsiniz.

Musée Fesch / Ajaccio: Güzel sanatlar müzesi olup Napolyon’un amcası olan Kardinal Joseph Fesch tarafından yaptırılmış olan Palace Fesch’in içinde yer almaktadır.8 Euro civarı bir ücret ile ziyaret edilebilir.

Cathedral Notre-Dame-De L’Assomption: Ajaccio’nun en önemli dini yapılarından biri.

La Cattedrale Di Bastia: Adanın en önemli dini yapılarından bir diğeri.

Eglise Saint Jean Baptiste / Bastia.: İkiz çan kuleli, görkemli kilise.

KORSİKA’NIN BAŞLICA PLAJLARI HANGİLERDİR?

Rondinara: Porto Vecchio ile Banifacio arasında kalan beyaz kumlu plaj.

Palombaggia: Adanın güney kısmının en güzel plajlarından bir diğeri.

Roccapina: Bonifacio yakınlarında şahane koy ve beyaz kumlu plaj.

Santa Gulia: Yaklaşık 2 KM. uzunluğunda beyaz kumlu plaj. Palombaggia’da Porto Vecchio yakınlarında.

Saint François: Ajaccio’da şehir içinde bulunur. Şehir içi konaklamalarda denize girebilmek adına gerçekten iyi bir alternatif.

Algajola: Adanın kuzey kısmında bulunur. Beyaz kum bir plajdır. Her daim rüzgârlı bir bölge olması nedeni ile Kite surf yapanlar için oldukça caziptir.

San Cipriano: Porto Vecchio yakınlarında bulunan Korsika’nın en güzel plajlarından biri.

KORSİKA MUTFAĞI:

Korsika hem dağlık, hem de deniz kıyısı bir yapıya sahip olduğundan dolayı; yeme, içme durumu kıyı ve dağ bölgelerinde farklılık göstermektedir. Kıyı bölgelerinde ağırlıklı olarak deniz mahsulleri ön plana çıkarken ki deniz mahsulleri adına ada tam bir cennet, dağlık kısımlarda et yemekleri ön plandadır.

Korsika’nın şarküteri ürünleri ve lezzetli peynir çeşitleri oldukça meşhur olup, güzel şaraplarını tatmadan Korsika’dan dönmek ise büyük bir kayıptır.

Korsika hakkında çok daha kapsamlı bilgiye  buradan ulaşabilirsiniz.

Aşk Ve Sanatın Şehri Paris.

Bize biraz Paris’i anlat diye sorabilseydik Notre Dame ‘ın Kamburuna; herhalde aşk, ihtiras ve sanatın kenti diye cevap verirdi bize. Bu dillere destan Paris şehrini,hem NotreDame ‘ın kamburundan,hem Jan d’Arc‘dan hem de Jean- Paul Sartre‘dan dinlemek istiyorum ve tabi birde kısa boylu Korsikalı Napolyone Bonaparte’dan.

Eminim ki hepsinin Paris’i kendine özgüdür ve her biri çok farklı noktalara odaklanmıştır ama değişmeyen tek şey Seine Nehri’nin kıyılarına vuran dalga sesleri ile yükselen AŞK’ ın melodisidir.

Yurt dışı seyahati yapma imkanı olan herkes, Paris’e hayatı boyunca mutlaka bir kez gitmeli, o havayı teneffüs etmeli diye düşünüyorum.

Muhteşem bir toplu taşıma sistemi olan ve yaklaşık 220 km uzunluğa sahip Paris Metro’su ile bu dillere destan şehrin her bir noktasına rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bu nedenle konaklama yapacak olduğunuz hiçbir bölgenin ulaşım açısından pek dezavantajı olmayacağı kesin.

Paris’te bulunan her iki havalimanından da (Orly ve Charles De Gaulle)şehre; hem trenle hem de shuttle bus ile rahatlıkla ulaşım sağlanabilmektedir.

Doğruyu söylemek gerekir ise Paris diğer Avrupa kentlerine nazaran pahalı bir şehirdir. Paris’te paranız pul olabilir ama inanın buna değer.

Concorde meydanı’ndan başlayıp Arc De Triomphe’ye kadar Paris’in en ünlü caddesi olan Champ De Elysee ‘de yürüyün. Mağazaları gezin, küçük pasajlara girin, bir kahve için.

Paris’in belki de Fransa’nın simgesi olmuş Eiffel kulesine çıkın, Mars meydanından Eiffel’i izleyin, fotoğraflarını çekin. Gün geceye dönmek üzereyken Seine Nehri’nde tekne gezisine çıkın, böylece tekne ile Paris’in hem gündüzünü hem de ışıl ışıl gecesini, yakamozlar eşliğinde izleme fırsatı bulun.

Paris, iliklerine kadar sanat kokan bir şehir. Ne demiş ünlü Filozof Friedrich Nietzsche ”Bir sanatçının Avrupa’da yatacak yeri yoktur. Paris hariç.”

Paris’in ressamları ile ünlü semti Montmarte’a gidin. Montmarte’da ressamları izleyin, portrenizi çizdirin, o güzel semtin tarihi dokusunu ve sanat kokan havasını teneffüs edin. Montmarte’tan Sacré-Coeur Bazilikasına çıkın, Bazilikayı gezin önündeki merdivenlerde yada çimlerde oturun, Paris’i tepeden seyredin.

 

Saint Germain’de kafelerde oturun. Güzel kahveler için, şahane pastalarını, kruvasanlarını deneyimleyin.

Notre DameKatedralin’de, Victor Hugo’nun kamburu Quasimado’yu ve güzel Esmeralda’yı arayın….

Louvre Müzesinde Mona Lisa ‘yı uzun uzun seyredin.

Paris’in bohem semtlerini gezin,MoulinRouge ‘da şov izleyin.

Güzel şaraplar için , güzel peynirler tadın….

Parisi anlatmakla bitiremeyiz, yaşamamız gerekir. Atlayın uçağa gidin ve birkaç gün için bir Parizien gibi yaşayın. Aşkın, sanatın, lezzetin ve tarihin kenti Paris’ten kendinizi mahrum etmeyin.

Şimdiden herkese İyi Seyahatler …..